Fetisizm.com Forum Fetisizm, Fetish, Fetiş, Mistress, Dominant, Domination, BDSM, Ayak Fetişizmi fetis Partner arıyanlar icin  fetisheuro.com

Geri git   Fetisizm.com Forum Fetisizm, Fetish, Fetiş, Mistress, Dominant, Domination, BDSM, Ayak Fetişizmi > Blogs > CiciKis

Rating: 2 votes, 5,00 average.

Bölüm-10 Ofisboy

Posted 14-09-2008 at 11:26 by CiciKis

DOMiNANT KADIN:
________________________________________
OFİSBOY
Günümüzde olmaya başlayan ancak yakın bir gelecekte daha da yayılarak genişlemesi muhtemel kadın hakimiyetinin hikayesi…

________________________________________



O kadar uzun süre işsiz kalmıştım ki, iş bulamazsam evden atılıp aç kalacağım artık kesinleşmişti. Birkaç günün vardı bir işe girmek için. Bir ofisboy ilanı için girdiğim şirkette dikkatimi sadece kadın çalışanlara sahip olması çekmişti. Orada çalışmanın bir erkek için ne kadar zevkli olabileceğini düşünmüştüm.
İlk görüşmeyi takiben ikinci kez çağırıldığımda umudum artmıştı. Ancak konuşmanın geldiği garip nokta beni tedirgin etmeye başlamıştı. Çalıştığı kadınlara ne kadar sadık olacağına bakılarak işe alınacaktı ofisboy. Ben ne derece sadık ve dürüst olduğumu antatınca, bunu her işsizin sözle yapabileceğini ancak önemli olanın uygulama olduğunu aktardı görüşmeyi yapan bayan…
Sözü nasıl o noktaya getirdi anlayamadan, sadakatimi nasıl ispat edebileceğimi sordu. O anda ne yapabileceğimi bilmediğimi söyledim. Firmanın kadın yayınları yapan bir firma olması nedeniyle, kadınlara en ileri düzeyde saygı duymayan ve sadakatinden emin olunmayan hiçkimsenin işe alınamayacağını söyledi. Kendinden o kadar emindi ki, herçek anlamda üstünlüğünü her hücremde hissettiriyordu…
İnanılmaz derecede rahat bir hareketle topuklularını çıkarttı ve ayaklarını masanın üzerine koydu. Küçük dilimi yutacaktım neredeyse. "Bana kadınları ne kadar takdir ettiğini göstermen için bir fırsat veriyorum sana. Ve iyi bir aylıkla işe başlaman… Ve hiçbir kurumun yapmayacağı birşey yapıp, evini de biz tutacağız… Her ne yaparsan yap, başka şansın olmayacak. Eğer memnun kalırsam işe başlayacaksın…" dedi. İnanamıyordum. Ayaklarını öpmemi alenen söylememiş ama o kadar kuvvetli ima etmişti ki. Ve tek şansımdı. Bu kadar yaklaşmışken. Üstelik bu kadar güçlü bir kadının bakımlı ayaklarını, işe girebilmek için öpebilirdim belki. Hayal gibi gelen bir anlık hareketle yanına gittim ve ayaklarının altını öptüm. Kendime inanamıyordum! Bir kadının ayağını öpmüştüm iş dilenmek için! Film gibiydi!

Ama dudaklarımı tabanından geri çektiğim anda "İşe alınma şansın yükseliyor. Saygını göstermeye devam ederken sana işi anlatacağım…" demesiyle, tedirgin ve aşağılanmış bir halde ayaklarını öpmeye devam ettim. Ve o da işin anlatmaya başladı : "Merkez ofiste görev alacaksın. Burada 8 kadın yönetici var. Bizim işimiz kadın yayınları ve medyası üzerine. Her an kadınlara odaklı olmayı öğrenmek ve onlara sözle anlatılamayacak kadar büyük saygı duyduğunu göstermek zorundasın. Bir bakıma burada çalışan kadınlar senin için yöneticiden daha fazlası olacak…"
"Örneğin işlerinin arasında yorucu bir günü takiben senden ayak masajı isteyen kadınlara nasıl masaj yapılacağını öğreneceksin. Kadınlar üzerine her an bilgi almaya ve onları takdir etmeye odaklanacaksın. Senden ayak masajından fazlasını isteyen yöneticilere dahi karşı koymak gibi bir opsiyonun olmayacak. Bu nedenle sana başka bir yerde alamayacağın bir maaş vereceğiz. Ancak en ufak bir tereddüt, karşı koyma veya saygısızlıkta, sözleşmeye göre tazminat dahi alamadan kovulacaksın…"
Alacağım rakamı duyduğumda kulaklarıma inanamadım. Ancak bunun karşılığını fazlasıyla alabileceklerini hissediyordum derinden. İşe başladıktan sonra dergide çalışan ve bu konuda uzman bir kadın bana ayak masajı yapmayı öğretti. Her geçen gün kadınların üstünlüğünü onaylayan ve ispatlayan yazılar ve makaleler okumamı istiyorlardı. Üzerine yorum yaptırıyor ve ağır ağır aklıma üstünlüklerini sokmaya başlıyorlardı…
Bir gün yöneticilerden biri ayak masajını takiben ayaklarının dibine yatmamı istedi. Tedirgin olmuştum. Yüzüm yukarı bakar halde masasının altına girmemi istedi. Ne olduğunu anlamadan, ayaklarını yüzüme dayadı!

Bunu hiçbirşey olmamış gibi yaptı. Orada kalakaldım! Ayak tabanları yüzümde nemlenmeye başlamıştı. Bir süre sonra yüzüm ıslanmaya başladı. O kadar aşağılanmıştım ki hala olanları idrak edememiştim… Bir süre sonra toplantıya girmek için kalktı ve bana kalan işlerime devam edebileceğimi söyledi…

İş görüşmesi yaptığım patronun odasına girdim ve durumu anlattım. En başında konuştuğumuz gibi, bir ofisboyun çok üzerinde maaş alma nedenimin bu olduğunu ve daha fazlasını dahi yapmaya hazır olmamı söyledi. Veya çıkışımı verebileceğini…
Bunun için ondan özür diledim ancak daha fazlasını istedi. İşlerin nasıl yürüdüğünü anlamıştım. Zaten bana geçen 1 ay boyunca öyle etkili bilgiler verip, öyle domine edici davranmışlardı ki, artık onların önünde eğilmek bana normal geliyordu…

Bir daha böyle bir hata yapmayacağımı söyleyerek ayaklarına kapandım. O kadar aşağılayıcı bir ses tonu vardı ki… Bana daha içten yalvarmamı söyledi… Ve bundan sonra onlara bir köpek kadar sadık olacağımı onaylamamı!

Bunu yaparken kendimi gerçekten bir köpek gibi hissettim! Ağlamak istiyordum adeta! İçinden çıkılamaz bir durumdaydım! Kaçıp gitmek istedikçe aklıma dışarıdaki canavarlarla uğraşacağım geliyor ve onların ayaklarının dibinde aslında çok daha güvenli olduğumu hissetmeye başlıyordum…
Birgün patronum ayaklarına masaj yaptıktan sonra kadınları gerçek anlamda takdir etmeyi öğrenme sıramın geldiğini söyledi. Aradan 3 ay geçmişti ve adeta artık onların kontrolüne girmiştim. "Burada çalışan bir kadın yüzünü ayak sehpası olarak kullandıktan sonra gerçek bir rahatlama isteyebilir. Ve bir kadını ellerinle yapacağın basit masajla gerçek anlamda rahatlatman mümkün değildir…"

"Şimdi… Ayaklarımın altına iyice bak… Yumuşak… Bakımlı… Güzel… Sen ne dersin?"
"Evet efendim, bakımlı ve güzeller…"
"Sence de onlara ellerinle masaj yapmak haksızlık değil mi? Ilık ve yumuşak başka seçeneklerin varken…"
"……..?"
"Aptal değilsin değil mi? Şimdi… Önünde güzel ve üstün bir kadın var. Onu gördüğünde bunu onaylama ihtiyacı duymuyor musun?"
"Evet efendim…"
"Güzel… Ve onu ne kadar takdir ettiğini, üstünlüğünü nasıl onayladığını en iyi gösterebileceğin yer ayakları öyle değil mi?"
"Evet efendim…"
"Şimdi… Güzel, asil ve yumuşak ayaklarıma dilinle masaj yapmanı istiyorum…"
"Ayaklarınızı yalamak mı?! Ama efe…"
"Bunu bir kere daha söylemeyeceğim… Ve buradaki hiçbir kadının bu isteğini geri çevirme şansın yok, anladın mı? İsteyen her çalışanım sana bunu yaptırabilir… Anladın mı?"
O kadar dehşete düşmüştüm ki, gerçekten ağlamak istiyordum… Beni köpek etmekten beter hale sokmuşlardı… Artık niyetlerinin gün içinde diledikleri her fanteziyi üzerinde uygulayabilecekleri bir köle yaratmak olduğunu tamamen anlamıştım… Ve buna rağmen o işe ihtiyacım vardı…
Ona baktım. O kadar çekici ve bakımlıydı ki… Gerçek anlamda üstündü… Bunu kabul etmeden istediklerini yapmam olanaksızdı… Evet, dedim kendi kendime, o üstün bir kadın… Ve güçlü! Dilimi çıkardım ve ayaklarının altını yalamaya başladım… Resmen ayaklarını yalatıyordu bana! Ve ağzım ayak tadıyla doldu… Düşünmemeye çalıştım… Sadece kabul etmeliydim üstünlüğünü… Böylece herşey daha kolay olacaktı… Bir süre sonra köpek gibi ayaklarını yalarken buldum kendimi… ve beni atmaması için yalvarırken!

"Ayaklarımızı asla istemediğimiz bir tavırla yalamayacaksın. Buradaki her kadın senin sahiben konumunda olacak. Şimdi gerçek sınavın başlıyor… Ayaklarımızı sadık bir köpeğin sahibesinin ayaklarını yaladığı gibi yalayacaksın! Sadakat ve minnetle! Şimdi yap işini!"
Bu aşağılamanın önünde, 3 ayın verdiği toplam etkiyle birlikte iyice çözülmeye başladım. O kadar güçlü ve dominanttı ki, bana ne isterse yaptırabilecek gücü vardı. Direnmek ve acı çekmek istemiyordum. Bir hata daha yaparsam işten atılacaktım ve bunun şakası yoktu. Hiçbir yerde bu kadar para kazanamazdım. Kendimi bıraktım. Düşünmeyi kesip ayaklarının altını deliler gibi yalamaya başladım. "Köpek gibi yala dedim sana. Sadakat ve innetini hissettir!" diyordum…
Bunu gerçek anlamda yerimi kabul etmeden yapamayacağımı biliyordum. Ve onlara asla ayak yalatmanın yetmeyeceğini de. Beni her şekilde, fiziksel ve zihinsel olarak domine etmek ve kontrol altına almak istiyorlardı. Asla ucuz zevklerle tatmin olmadıkları belliydi.
3 aylık sürecin ve dominasyonun sonunda bilinçlatıma karşı koymayı bıraktım. Yerimi tamamen kabul etmek, bu baskıdan kurtulmak ve ne denirse onu yapmak istiyordum. Dilim uyuşana ve ayaklarının altı tertemiz olana kadar, sadık ve itaatkar bir köpek gibi yaladım… Arada sırada ağzından kaçan hafif inlemeler, onu tatmin ettiğimi gösteriyordu…
Artık beni işe alırken amaçladıkları esas süreç başlamıştı…

Bir erkeği tamamen kontrol altına alma, diledikleri gibi aşağılama ve köle gibi hizmet ettirme süreci… Onlar başından beri onlara köpek olacak bir ofisboy istiyorlardı… Ve o işe çok ihtiyaç duyan, yeterli özelliklere dahi sahip olmayan, en zayıf adaylardan biri olan ben…

…bu iş için en uygun adaydım.
________________________________________


Düşündüğümde, bu fantastik hikayeden fırlamış gibi görünen sahnelerin altyapısının aylarca sürmesi ve ağır ağır oluşturulması, benim gibi bir ofisboyu kolaylıkla bu durumlara getirebilirdi. Bir anda bu sahneyi görenin gözlerine inanamayacağı kesin. Ama aylar süren o süreçte bir süre sonra işin ne derece ileri gittiğini adeta fark etmiyorsunuz dahi…

Ayaklarının dibinde yaşadıkça, onları aşırı üstün yaratıklar, kendimi ise önlerinde ancak sadık bir köle olacak derecede aşağı algılamaktan alıkoyamıyordum zihnimi…
O günden sonra toplantıları ve yorucu koşuşturmaları takiben sahibelerimin ayaklarını yalıyor ve onları en sevdikleri şekillerde rahatlatıyordum… İşimi iyi yaptıkça bana bazen bahşiş bile veriyorlardı… Ve ben gün geçtikçe onları daha ulaşılmaz görmeye başlıyor, önlerinde yaptıklarıma daha fazla alışıyordum… Gerçek anlamda sadık bir köpek olmuştum…

Hepsinin ayak kokularından tadlarına kadar ayırdedebiliyordum. Bazen gözümü bağlayıp kokladığım ve yaladığım ayakların sahibelerini tahmin ettiriyor ve inanılmaz eğileniyorlardı…
Aceleleri olduğunda topuklularını dahi çıkartmadan ayaklarını yalatıyorlardı. Birçoğu bu görüntünün daha tahrik edici olduğuna inanıyordu. Tam bir köpek gibi göründüğüm için…

Zaman geçtikçe (yaklaşık 8 ay olmuştu artık) dozajı arttırmaya devam ediyorlardı. Bir süre sonra artık bana dileyenlerin "köpek" veya "köle" olarak hitap edecekleri bildirildi. O andan sonra hemen hepsi bana "köpek" demeyi tercih etti.
Bu derece bir dominasyona tahammül etmek, karşı koymak ve direnmek olanaksız olduğundan, adeta yerimi kabul etmek zorundaydım…

Bir gün patronumun ayaklarını yalarken bana bundan sonra tam itaat istediklerini, kontrolü onlara vermem ve tamamıyla boyun eğimem gerektiğini söyledi. Maaşıma yapılacak ek bir zamla birlikte tabii. Ancak şartlar gözümü korkutmuştu. Yaklaşık 12 aydır iyice domine olduğumdan, dışardan bakan biri gibi algılayamıyordum olanları ama buna rağmen tereddüt etmiştim…
Yeni şartlar eğitimli bir köpek gibi itaatkar olmamı gerektiriyordu. Bir hata yaptığımda sahibelerim beni tokatlayabililecek veya tekmeleyebilecekti. Hatta yüzüme dahi tükürülse, sadece özür dileyecektim onlardan. Artık diğer ofis işleriyle ilgilenmeyecek, sadece onlara ayak köleliği ve rahatlatma hizmetleri sunacaktım…

Bir köpeğin sahibesinden alacağı tepkilerle sadakatini asla yitirmemesi gerektiğini söyledi. Bunu ispat etmek zorundaydım. Onların benden çok daha üstün olduklarını ve eğitilmem için neyin doğru olduğunu benden iyi bildiklerini söyledi… Ne kadar sert olabilecekleri konusunda iyimser olarak kabul ettim…
________________________________________
Hayatımda bambaşka bir dönem açılmıştı… Kadınların ayakları altında yaşamak!

Artık neredeyse 8 saat boyunca ayaklarının altında yaşıyor ve çırpınıyordum! Yoruldukça ayaklarını yüzümde uzun uzun dinlendiriyorler, ardından da köpek gibi yalatıyor ve zevk içinde rahatlıyorlardı…

Yüzüm ayak tabanlarıyla adeta birleşmişti! Sürekli yüzüme dayanan ayakların görüntüsü, kokusu ve tadı ile adeta bir köpeğe çevirmişlerdi beni. Nemlendikçe ayaklarını yalıyor, temizliyor ve onlara zevk dolu saatler yaşatıyordum. Böyle bir ofisboy varken, yaptıkları iş onlar için tam bir zevk halini alıyordu. Ve buna resmen alıştırmışlardı! Uzun bir süreçte işini bilen kadınların neler yapabileceğinin sınırı olmadığını inanıyordum artık…
Bazen biraz ara vermeleri için yalvarıyordum. Ve yüzüme inen bir ayak tokadı, tekme veya tokatla kendime geliyordum. Kimi ise hırsını alamıyor ve yüzüme tükürüyordu!

Tehditler artıyor ve bağımlı olduğum o ortamdan dış dünyaya çıkma riski beni her zamankinden daha fazla korkutuyordu… Bana neden en başından beri ev tuttuklarını şimdi anlıyordum! Artık başka bir şansım yoktu…

Eğitim ve dominasyon öyle bir hal almaya başlamıştı ki, dış dünyaya neredeyse uyum sağlama sansım kalmamıştı! Kadın üstünlüğünü tamamen kabul etmiş ve onların kontrolü altında yaşamaya başlamıştım… Attıkları her tokatta artık kendimi suçluyor ve bir sahibenin asla hata yapamayacağını kendime söylüyordum…

Her an daha fazla zorluyorlardı beni… Daha fazla ayak, daha fazla itaat ve daha fazla sadakat…

Kendimi artık ne ofisboy olarak ne de bağımsız bir birey olarak düşünemiyordum. Ben sahibelerine bağımlı ve onlara köpek kadar sadık bir maldım adeta…

Bazen beni paylaşamıyorlar ve neredeyse bayılana kadar hizmet ettiriyorlardı!

Hayatımda sadece kadın üstünlüğü ve gücü vardı. Her an o güç önünde ne kadar sadık ve itaatkar olduğumu göstermem gerekiyordu…

Resmen beni köpek gibi eğitmişlerdi… Ve bundan o kadar fazla zevk alıyorlardı ki, artık istesem de oradan ayrılmam çok zordu… Hayatımı o kadar kontrol altına almışlardı ki, karşılarında artık şansım yoktu…
Ve bir gün partonum artık son aşamaya geçme zamanı geldiğini söyledi. Artık tasmayla dolaşacaktım. Ve bundan sonra yediklerimden içtiklerime kadar onların kontrolü altında olacaktım. Ve her öğünüm onların ayakları altında ezilecekti! Bu kadar ileri gitmemesi için ayaklarına kapanıp yalvardım! Bunun çok fazla olduğunu, bunu kaldırmamın mümkün olmadığını söyledim. O da bana cinsel taciz davası açarlarsa başıma gelecekleri anlattı. Sadece evsiz ve parasız kalmayıp, bir de hücrede yaşamanın nasıl birşey olduğunu…
Bu kadar ileri gidebileceklerine inanamıyordum! Ama doğruydu… Hepsi bekar, dominant ve kemik gibi birbirine bağlıydı. O kadar garip bir oluşumdu ki, yasalar böyle birşeye ihtimal verecek şekilde yazılmamıştı… "Artık sana kabul ediyor musun diye sormayacağız köpek… Artık öğle yemeğini haketmek için çok çalışmak zorundasın… Açlığını hissettirecek kadar iyi ayak yalayarak!" dedi… Ayak tabanını topuklularından yukarı kadırdı…
Naylonlarının altından ayak tabanlarını köpek gibi yalamaya ve yalvarmaya başladım…

Ve o da zevkten inlemeye… Uzun uzun yalattıktan ve yalvarttıktan sonra beni besleyeceğini söyledi…
Ama önce minnettarlığımı ona göstermemi istiyordu… Şaşkın bakışlarım önünde bana kıçını döndü ve öpmemi istedi… Bu sırada işten atılmamam için de yalvarmayı ihmal etmememi!

Kıçını öpmeye ve yalvarmaya başladım… Ama o tatmin olmamıştı : "Köpeğim, bu kadar mı senin sahibenin kıçını öpme isteğin? İyi bir köpek gibi öpeceksin kıçımızı. Yüzünü ve ağzını sokabildiğin kadar derinlere sokup öpeceksin. Mamasına uzanmaya çalışan aç bir köpek gibi… Hmm… İşte böyle… Küçük köpeğim benim… İşte böyle…"
Beni o kadar aşağılamıştı ki, zevkten adeta inliyordu… Bense artık kendimi kaybetmiştim… O günden itibaren tamamen onların kontrolleri altına girdim…
Bana neler yaptıklarını ve ne şekillerde beslediklerini gerçek anlamıyla anlatmam olanaksız çünkü bir müddet sonra bundan o kadar fazla zevk almaya başladılar ki, başka birşey yapmaz oldular…

Ve hemen her gün, yepyeni aşağılama ve yemek yedirme şekilleri bulup diğerlerine bunları göstererek eğilenmek en büyük hobileri halini aldı. Her geçen gün daha aşağılayıcı yöntemler bulma konusunda adeta yarış halindeler…
Bazı günler dominasyonun şiddetinden ve aşağılanma yoğunluğundan gözümden yaş geliyor! Bu durum onları o kadar fazla tahrik ediyor ki, bunu bile yapamıyorum artık…

Ofisteki yılbaşı kutlamalarında bana da şarap ikram ediyorlar… elbette bir köpek gibi… ama ben o kadar kontrol altında ve boyun eğimiş haldeyim ki, onların ayakkabılarından normal bir kadehten şarap içer gibi içmeyi öğrendim…

Ve ayakları altında ezdikleri yiyecekleri en büyük ödülmüş gibi iştahla yemeyi…
Kadınların elinde yeterli zaman ve güç olduğunda, erkekleri nasıl itaatkar köpeklere ve zevk makinalarına çevirebileceklerini çok iyi biliyorum artık…

Dayak yesem ve en ileri düzeyde aşağılansam bile, öyle yöntemlerle domine ettiler ki beni, başımı okşadıklarında adeta bir köpek gibi seviniyor ve onlara daha fazla yaranma ihtiyacı duyuyorum artık…
Ve bu vakitten sonra oradan ayrılamayacağımı biliyorum… Ama terimi tamamen kabul ettiğim için, garip bir şekilde onlara bağımlıyım… Bana ne yaptıklarını düşünsem ve bilsem de, onların otoritesine ve bilinçlatında yarattıkları etkiye karşı koyamıyorum…
Bir gün kadınların içlerindeki potansiyeli topluca keşfettiklerinde neler olabileceğini düşünemiyorum bile… Ve bu sürecin başladığı dikkatli gözlere çok açık…
Görüntüleme 2083 Yorumlar 2 Email Blog Entry
Total Comments 2

Yorumlar

  1. Old Comment
    mükkemmel..
    Posted 10-01-2010 at 20:46 by quentin quentin isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
  2. Old Comment
    mükemmel bir ortam gerçekte yaçamak vardı....
    Posted 12-01-2010 at 11:55 by boot4boy boot4boy isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
 

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:17 .




Fetisizm.com Hakkında

Fetisizm.com Türkiyede yaklaşık 8 yıldır hizmet veren sahibe,mistress,fetişist,ayak fetişi,bdsm, vb konularında paylaşımda sınırsız bir oluşumdur

Hızlı Erişim

Sosyal Medya

Facebook Twitter youtube Flickr DavianArt Dribbble RSS Feed


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd
www.FetishEuro.com

Page generated in 0,04580 seconds with 20 queries