PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Çocuk


chiarascuro rembardt
01-04-2007, 07:42
Bir deneme ve ilk deneme,.. eksiklikler olacaktır. Yorumlar ve önerileriniz daha nitelikli denemelere vesile olacaktır. ...Onüç yaşlarında bir çocuk. Cinselliğini epeydir algılamaya başlamış ve yaşına göre fazlasıyla yoğun hislere sahip. Henüz, büyük çounluğumuzun o bildik tutumunun ötesine taşma şansı yok. Toplumsal kuşatma o denli yoğun ki, hissettiğinizi yaşayabilmenin yaşı,biçimi hatta cinsiyeti belirlenmiş. Herneyse konuyu dağıtmayalım. Hepimiz gibi cinselliğini düşlerinde yaşamak zorundaır çocuk.
Kimdir,nasıl biridir ve nerede oturur bu çocuk?.. sanırım hikayemizin kurgusu açısından çok da önemli sorular değil bunlar.
...Yıkılmak üzere olduğuna dair bir izlenim uyandıran bir binanın en alt katında oturur çocuk.Kalabalık bir aile ve tipik bir anadolu göçünün tüm görüngüleri hemen hemen mevcuttur.Erkek egemenliğinin kesinkez hükmünün sürdüğü bir aile. Anne silik bir karekterdir. Bu anne için kaçınılmaz bir sondur. Mevcut koşullar bunu dayatıyorken aksi bir tutum nasıl mümkün olabilirdi ki ?
Ve toplumsal seçiciliğin, popüleritenin dışladığı bir kenar yahut alt kimlik misyonu... Böylesine bir aile örgütlenmesinin nüfusun büyük bir çoğunluğunu oluşturduğu bir dönemdeyiz.
...Paydos zili çalmıştır, çocuk telaşla ve biran önce dışarı fırlamak için hamle yapar. Tıpkı diğer öğrenciler gibi.Biran önce eve gitmek için hızlı adımlar birbirini takip ediyor, soluk soluğa bir ilerleyiş. Neden böylesi bir acele... Bir kahramanı, tutkusu ve tüm hislerinin merkezinde yaşayan kadınına, efendisine düşlerine kavuşmak içindir bu acelesi. Bu saatlerde ev boş olur. Yine de misafir olma olasılığı çocuğu tedirgin etmektedir. Nihayet evin önüne varmıştır. Ayakkabılara bakar. İçerde misafir olduğuna dair bir belirti yoktur.
Annesi yahut o dönemin hissiyatına has bir dil ile ifade edersek anası karşılar onu. Anne çocuğunun suratına bakar...Anası çocuğuna ekmeğin arasına birşeyler tıkıştırıp verir. Çocuk çarçabuk yer yemeğini. Ardından elini yüzünü yıkar, üstünü değiştirip hemen kendisini yatağa atar. Anası çocuğunun bu gündelik davranış periyoduna alışmıştır artık. Neden böyle yaptığına dair bir soru sormamıştır asla, aslında bu dikkati barındıracak basit bir düşünsel süreçten bile yoksundur. Çocuk anasının dile getiremediği çaresizliği
sezinlemektedir. Anasının çektiği eziyet ona yıllarca eşlik edecek bir kin ve nefret duygusunu vermiştir.
Babası ve tüm babalar kötü, şeytanın bir yaratası ve bu dünyayı yaşanılmaz kılan karekterlerdi. Kesinkez böyle bir kanaate varmıştı. Ve ne yapıp edip onlardan, anasının ve tüm anaların hesabı sorulmalıydı...
Çocuk yatağa uzandı, yorganın altındaki karanlık yeni bir ışığı, aydınlığı gizliyordu, orası bir dünya, orası kusursuz bir zamandı......Yatağa uzanmıştır artık, zamanın kontrolü ondadır büsbütün, karekterleri yaratmak gibi zorlu bir çabaya gerek de yoktur. Zira uzunca bir zaman bunu yaptığı için karekterler ardı ardına kendiliğinden geliverir. Ve mekan da oluşmuştur.Mekanı izlediği filmlerden hoşuna giden kısımların bir sentezini yaparak oluşturmuştur.
...Bir ofis, büyükçe bir ofis. İçerde kopya olduğu anlaşılan yağlı boya tablolar. Daha çok ışık ve gölge bütünlğünü resmeden çalışmalar.
. Antika mobilyalar ve bir plakçalar. Genişçe,- sert bir ağıçtan yapılmış- koyu renkte bir kitaplık. Ofis gotik bir atmosferin basıncı altındadır...Ofis içinde herşey yerli yerindedir. Buraya ilk defa giren birisinin bu ofisi kullanan kişinin fazlasıyla disiplinli ve sert bir yapıya sahip olduğunu anlaması güç olmayacaktır.Herşey o kadar düzenlidir ki, bu düzen çoğu zaman dışarıdan gelen birisi için rahatsızlık veren bir duruma sebeb olur. Bu düzen içinde nereye oturmalı, nasıl davranmalı, ofise gelen hemen hemen herkes için bu tür endişeleri yaşamak kaçınılmaz hale gelmiştir neredeyse.
Saat sabahın dokuzu olmuştur. Çalışma saati. Ofisin kapısı bir gıcırtıyla ve ağır bir biçimde açılır. Ofis içeriye giren kişiyle öylesine bir bütünlük oluşturmuştur ki ikisini de özerk bir yapı olarak algılamak neredeyse imkansız hale gelmiştir.
...Siyah bir elbise.Kısa ve dar bir etek, göğüsleri büyük ölçüde dışarıda bırakan fazlasıyla cürretkar bir dekolte..
Siyah, ince ve uzun topuklu bir çift ayakkabı. Yine siyah ve fileli çoraplar. Siyah ve kalın çerçevelerden oluşan bir gözlük.,Kadın şöyle bir etrafına göz gezdirdi, bakışları o denli net ve o denli kararlıdır ki, çevresine büsbütün hük-
meder. Ve böylesine bir bakışa maruz kalan birisinin zihninde korkuyu, küçülmeyi, belki de daha da garip olan bir tutum ile, bu bakışın sahibine teslim olmayı düşünmemesi neredeyse imkansızdır. Kadın büyükçe bir çalışma masasına doğru gider. Masasında bir göz gezdirdikten sonra koltuğuna oturur.
Aradan fazla zaman geçmemiştir. Kapı ürkek bir tavırla tıklanır. Berrak bir ton ile 'gir'' der kadın. Genç bir erkek elinde kahve fincanı ile içeri girir. Kahveyi bırakır ve izin iseyerek çıkar. Çocuk kahveyi dışarı çıkardıktan sonra rahat bir nefes alır. Canı bir sigara içmek istemiştir. İşyerinde sigara viçmek kesinkez yasaklanmıştır. İşyerindekileri haberdar ederek dışarı çıkar. Cadde üzerinde bir binadır burası. Yoğun bir akışı vardır.
Her zamanki gibi binanın önündeki çocuğu görür. Çocuk saati aksatmadan hergün oraya gelmektedir. Boyacılık yapar. ''boyayalım abi, boyayalım ablalar'' Güleç bir çocuktur. Bu çocuğu anlatmayacağım, zira hepiniz tanıyorsunuz onu. Sigarasını yaktıktan sonra genç adam, boyacıya takılır, ''söyle leyn, kaç çift güzel bacak geçti bugün buradan'' Çocuk matrak bir tavırla'' 62 tek 31 çift geçti abi.'' Genç adam''leyn fırlama, niye 31'' dedi. ''çocuk adamın niyetini sezmişti. ''Kaç çift geçmesini istiyorsun abi'' Adam bu veletle laf yarışına girmenin nafile bir çaba olduğunu anlamış ve bildik tavrını sergilemeye karar vermişti. ''Bak puştluk yaparsan kovarım seni'' 'Çocuk''tamam abi, özür dilerim'' diyip, boynunu eğer. Adam 13 yaşında bir çocuk karşısında aldı galibiyetin kokuşmuş edasıyla kendini gerer. ''afferin lan, laf anlıyon sen, hadi bakalım bacaklara bakmaya devam et.'' Tesadüflerin doğasına has, sebebsiz ve zamansız ziyaretleri,.. işte tam da o anda ofisteki kadın camdan onlara bakmakta ve konuşmaları dinlemektedir. Kadın kafasını dışarı doğru uzatır. Çocuğu izler. Çosuğun dikkatinin yoğunlaştığı durumları anlamaya çalışır. Birşey dikkatini çeker, çocuk herkese teklif etmez ayakkabı boyamayı. Ağırlıklı olarak bayanlara teklif eder. Yazık ki, üç-dört ay önce bayan bir turistin dışında hiçbir kadının ayakkabısını boyamak nasip olmamıştır. Kadın seyretmeye devam eder. Çocuk her kadına da sormaz. Özellikle sivri topuklu çizme yahut ayakkabılar, yada diz altı çorapları ve hınzırlıklarıyla etrafa davetkar gülücükler saçan lisli kızlara teklif etmektedir. Kadın bir süre izledikten sonra camı kapatıp masasına yönelir. Gözlerinde garip bir ifade vardır. Düşünmeye ve kendi kendine mırldanmaya başlar,'' çok ufak daha, acaba algılıyor mudur, algılıyordur bence, öyle olmasa neden hep o tipte bayanlara sorsun ki...'' mırıldanmayı keser. Ve genç adamı çağırı odasına. Genç adam yine ürkek bir tavırla tıklar kapıyı''emredin hanımefendi'',''çay arasına kadar sabredemiyor musun, her sigara içen ayrı ayrı zamanlar kullanırsa ne olur burası, görmiyim bir daha.'' ''Affedin hanımefendi, bir daha olmayacak'' ''Ha, bir de o binanın
önündeki çocuk kim'',''boyacı hanımım'',''onu biliyorum gerizekalı herif,tanıyor musun diye sordum'' ''hayır efendim, istiyorsanız kovarım hemen'' '2yok, gerek yok şimdilik, bırak çalışsın çocuk,..
Adamdan çıkmsını ister, adam tekrar özür dileyerek dışarı çıkar.
Kadın tekrar cama yönelir, çocuğu izlemeye koyulur.
Çocuk zaman zaman geçen kadınlara sormaya devam eder''boyayalım,parlatalım ablalar'' Henüz siftah etmemiştir. Seslenmeyi keser. Önünde durduğu binanın duvarına yaslanır. Sonara ufak bir poşet içinden ekmek çıkarır. ekmeğin içinde domates vardır.
Frantz fanon'un tanımladığı ve sebebsiz bir kutsamayla ödüllendirdiği açlar gibi değildir. Yemek olmasa da olur edasında yer yemeğini. Zira onun yaşamında çok daha önemli <şey>ler vardır. Kadın çocuğa bakmaya devam eder. ..Çocuk yemeğini bitir. Kadın tekrar masasına yönelir.
Çocuk siftah edememiştir ama üzgün de değildir. Derdi para kazanmak değildir. .. ola koyulmaya hazırlanır, san-
dığını toparlar, ve yola koyulur. Saat akşam altı civarlardır. Çocuk boya sandığını eve bırakıp tekrar dışarı fırlar. Binada oturan üç-dörttane liseli kız vardır.
Kızlar geç saatlerde okuldan gelip, eve gitmeden önce dışarıda oyalanırlar. Biraraya gelip sohbet ederler.
Bir inşaat deposunun deposu olarak kullanılmış ama sonradan boşaltılmış çevresi tahtalarla kapalı bir alanda
toplanır kızlar. Çocuk, hergün gizli gizli oraya gidip kızların konuşmalarını dinler. Kızların arasında Neriman isminde olan birtanesi özellikle çocuğun ilgisini çekmektedir. Kız diğerlerine göre daha rahat ve uçuktur. bir keresinde arkadaşlarına göstermek için porno dergi bile getirmişti. Abisinden çaldığını kızlara söylemişti. Kız porno dergiyi orada biryere saklıyordu.
Çocuk o kadar aramasına rağmen o dergiyi bulamamıştı. O kadar merak ediyordu ki o dergiyi, kızlar her dergiye baktıklarında çocuğun daha önce duymadığı
şeyler konuşuyor ve garipleşiyordu. Özellikle neriman, iyice gevşiyor, üzerine oturdğu bank a benzer oturağın üztünde bacaklarını aralıyordu. Ve elini bavcaklarının arsına sokuyor pembe iç çamaşırını aralayıp vajinasını üzerinde belli belirsiz şeyler yapıyordu. Çocuk o dergide olanları o kadar merak ediyor du ki, ama saklandığı yerden o denli ayrıntılı görmesi imkansızdı.
Çocuk sklanmış bekliyordu. Bekleyişi boşuna değildi......Evvela neriman ve ardından canan çıkıp gelmişti. Oturp konuşmaya başlamışlardı. Okuldaki çocuklardan konuşmaya başlamışlardı. Sunanın Neriman' a ayrı bir yakınlığı vardı. Neriman' autangaçca bakar ve sanki ondan korkar gibiydi. Çocuğun sezebildiği şimdilik buydu. Okuldaki çocukların iticiliğinden bahsediyorlardı.
Neriman''diğerleri gelmeyecek bugün galiba'' dedi. Suna''öyle gözüküyor'' diyerek karşılık verdi Neriman' a.
Neriman ansızın garip bir şey yaptı, kilodunu sıyırıp ansızın oracığa işemeye başladı. Suna şaşırmış, daha da garibi teni kıpkırmızı olmuştu. Bakışları Neriman da kililendi. Nefes alıp verişi hızlanmıştı. Neriman suna daki bu değişikliği farketmiş ve bacaklarını daha fazla aralamıştı. Suna ya öylesine hınzırca bir bakış fırlatmıştı ki, Suna adeta teslim olmuştu bu bakışa.Neriman, Sunaya dönerek''sıkıştım, ne olmuş yani''Suna, titrek bir sesle''birşey olmaz, ne olacak ki,'' diye karşılık vardı.
Neriman Suna'nın gözlerinin içine bakıyor, Suna ise bakışlarını kaçırmaya çalışıyor, ama Nerimanın kararlı bakışları buna müzade etmiyordu. Suna sanki birşeyler söylemek istiyor da ama kendini zor tutuyor gibiydi. Çocuk tüm bu yaşananlar karşısında dona kalmış, bakışları, Neriman'ın bembayaz bacakları, kısa çorapları ve yerdd yayılan çişine odaklanmıştı. O denli heycanlan
mıştı ki, ereksiyon olduğunu farkedecek durumda bile değildi... Neriman Suna'dan vajinasını silecek birşeyler istedi. Bunu bile bile yapmıştı. Sunanın kendisini arzu- ladığını çoktandır sezinlemişti. Sunayla oynamak niyetindeydi. Suna eteğinin cebinden sarı bir mendil çıkardı. Ona uztır gibi oldu, birden gözlerinden yaşlar boşalmaya başladı. Ve elindeki mendili alıp Neriman'ın önünde diz çöküp, Nerimanın vajinasını silmeye başladı.Hıçkırıklar içinde'' bırak ne olur ben sileyim, bir kerecik öpeyim, koklayayım ne olur bırak...'' öyle şiddetli ağlıyordu ki,Neriman ınzır bir gülümsemeyle baktı ona, Kısa bir hamleyle vajinasını sunanın ağzına doğru getirip, hemen geri çekti. Sunanın dudakları boşlukta kalmıştı. Suna, Neriman' ın bacağına sarılarak''yalvarırım birkercik öpeyim''Neriman ''hayır, benim istediğim gibi olacak'' dedi.Yerdeki çişi koklamasını istedi. suna hemen atıldı. Çişi koklayıp, ufak ufak dudaklarını deydiriyodu.Neriman bu esnada parmaklarını vajinasına götürdü ayaklarını Suna'nın başına götürdü.''Dilini de sür'' dedi.Sunanın heyecandan kalbi yerinden fırlayacak gibiydi. Dilini çişe dokundurup çekiyor,bir yandan da ağzına gelen toprağı temizliyordu. Neriman''ağzını aç'' dedi Suna'ya. Suna hemencicik ağzını açıp bekledi öylece. Vajinasında gezdirdiği parmaklarını sunanın ağzına soktu. ''nasıl tadı'' diye sordu. Suna''çok güzel, ne olur bırak emeyim'' diye yalvardı suna, gözyaşları kurumuş, mutlu bir ifade vardı Suna'nın gözlerinde. Neriman Sunanın ağzından elini çekti. Sonra ayakkabısını çıkardı. Tekrar ağzını açmasını istedi Suna'dan. Suna ağzını açtı. Neriman çoraplarını çıkarmadan ayaklarını sunanın ağzına soktu. Suna o denli mutluyduki, Neriman evet Neriman iyice hakimiyetini pekiştirmek üzereydi. Sonra tekrar ayağa kalktı, bacaklarını araladı, Suna'nın tepesinde dikildi, suna'nın gözlerine baktı. Neriman''dilini çıkar'' dedi, suna istekli bir biçimde dilini çıkardı, vajinasını sildiği mendili sunanın dilinde gezdirdi bir süre Neriman, sonra
sunanın ağzına doğru vajinasını getirdi''öp'' dedi. Bu si
hirli kelimeydi suna için. Suna öylesine bir atıldı ki, öpmüyor adeta emiyor ve Nerimanın vajinasını yiyordu.
Neriman'ın iniltileri sessizdi, soluğu initisinden daha güçlüydü, bütünüyle ağırlığını sunanın ağzına vermişti artık...
Çocuk, yaşadığı şokun etkisindeydi ve öyle güçlü titriyordu ki tüm bedeni, daha rahat bir pozisyon almak isterken arkasında duran tahta yığınını devirdi. Bir kısmı üzerine gelmiş, canı acımıştı. Sesi duyan Neriman irkildi,
suna' da duymuştu bu sesi. etraflarına baktılar, sesin olduğu yere doğru gittiler. Karşılarında bir tahta yığı-
nı vardı. Kimsecikleri görmeyince rahatladılar...
Çocuk, tahta yığınlarının arasında iki büklüm halde saklanmış, yakalanmamak için içinden allaha yalvarıyordu. ...Neriman ile suna sesten sonra toparlandılar, Neriman dergiyi aldığı yere koydu. Sonra her ikisi biren evlerine doğru yola koyuldular...Çocuk anlamaya çalışyordu, iki kız sexe benzer bişey yapmıştı, ama bu çocuğun bilidiği gibi değildi, Cinselliğe dair bildiği, çocuk yapmak için kadın ile erkeğin yaptığı şey ve 31 kelimesi. Başka birşey bilmiyordu. Kendi düşlerini ise tanımlayamıyordu. Anlamak niyetinde de değildi. Zira düşleri onu fazlasıyla mutlu kılıyordu. Saklandığı yerden çıktı, Neriman'ın işediği yere baktı. Eğildi, kokladı orayı, bu olaya onu çok fazla etkilemişti. Sonra birden mendili gördü, mendili almamışlardı. Mendili aldı, kokladı, yüzüne sürdü öptü. sonra cebine koyup oradan ayrıldı. saat yediyi geçiyordu.
...Haziran ayı, hava aydınlık henüz. Evine giti. Babasının ve amcalarının evde olmadığını biliyordu. İşten sınra bası içmeye amcaları ise kahveye giderdi. Evde babasından çok dayak yiyordu. derslerinde çok çok başarılı idi. Daha fazla dayak yemesinin önündeki tek engel buydu. Boyacılık yapmasını istemiyordu babası. ama o ısrarla yapıyordu ve yapmaya devam edecekti.
Asla ve asla para kazanmak değildi amacı...
Günlerden pazar, anası evde yok. Zira amcaları pazar günü evde geç kalkar ve kalktıktan sonra evi sigara dumanına boğardı. Anne, tek çözüm olarak sabahları komşusuna gider ve saat üçe-dörde kadar eve gelmezdi.
Evde bir video vardı. amcalarından birisinin porno kasetleri vardı. amca evde kimse olmadığında bu kasetleri izleme olanağı bulurdu. Çocuk çok şahit olmuştu bu duruma. O gün tüm amcaları beklenenin aksine erken kalkmışlardı. Bir akrablarının düğünü vardı ve düğüne gideceklerdi. Çocuk bunu öğrenince
öylesine mutlu oldu ki, kafasında hemen uzun süredir yapmak istediği ama birtürlü yapmaya fırsat bulamadığı bir şeyi yapacaktı: o porno kasetlerinden yanlızca birtanesi hoşuna gitmişti, amcasının gözden çıkardığı beğenmediği bir kaset. Kasetin üzerindeki çeviri muhtemelen yanlış yapılmıştı. Amcaları birbir evden çıktılar. Çocuk yatağından fırladı, saat onu geçiyordu.
Çocuk hemen videoya yöneldi, çalışır durma getirdi,
sonra amcasının kasetleri sakladığı ayakkabbılığa yöneldi, kasetlerin içinden aradığını alıp götürdü. Kapağın üzerinde deri bir kıyafet ve uzun deri çizmeler giymiş bir kadın vardı, kadının elinde bir kırbaç ve önünde eğilmiş zincieli üç erkek vardı. Öylesine heyecanlıydı ki,.. kasti kapağından çıkarıp videoya koydu ve çalıştırmaya başladı. Film başlamıştı, Resimdeki kadın beliriverdi, İngilizce konuşuyor ve bağırıyordu. Kırbacını şaplatarak tükürmüştü. Bundan sonra ekran karardı, ingilizve yazılar geçtikten sonra film başladı.
...Mahseni andıran bir yer,.. karanlık. Yukarı doğru çıkan uzunca bir merdiven. Üç tane erkek. Bir tahtaya zincirlenmiş durumda, tahta boyunlarından geçirilmiş, tahtanın kenarları zincirlenmiş bir şekilde diz çökük vaziyette bekliyorlar. Bir ses geliyor. Yürüyen birinin topuklarının çıkardığı ses. Ses gitgide yakınlaşıyor. Adımlar o denli karalı basıyor ki yere, birazdan olacaların
habercisi gibi. Merdivenin başındaki kapı açılıyor, kasetin kapağında resmi yer alan kapıda beliriyor.
Aşşağıya iniyor. Deri kıyafetin kısım kısım açık olduğu yerler var, vajinasını, meme uçlarını ve poposunu görebiliyor çocuk. Üçtane adamın tam karşısına oturdu. Birşeyler söylüyordu.Ve kahkalar, habire küçümseyen,
horlayan kahkalarla adamlara birşeyler söylüyordu.Çizme giymişti ama ayakların büyük bir kısmını açıkta bırakmıştı. Ayağını adamlardan birinin ağzına yöneltti. adam dilini dışarda tutyordu, ayaklarını ve ayakkabılarını adamın diline sürtüyordu. O esna da birden bağırıp, adamın omuzlarına çok sert bir kırbaç darbesi indirdi. adam ağzını daha da açmıştı bu sefer. Kadın ayakkabısını büsbütün adamın ağzına sokmak ister gibiydi. Bu sahne karşısında çocuk iyice heyacanlanmış, kalbi duracak gibi olmuştu.Çocuk izlemeye devam etti. Kadın ayaklarını yalatmaya devam ederken telefonu aldı eline, bir görüşme yaptı. Bir süre sonra yukarıdan bir kadın indi, Yeni gelen kadın davet üzerine oradaydı.Gelip kadının yanına oturdu, konuşmaya başladılar. Kahkahalar eşliğinde sohbet ediyorlardı. Yeni gelen kadın bir süre sonra eteğini sıyırara iç çamaşırını çıkardı. Vajinasındaki tüyler sapsarıydı.Çocu ilk kez bir kadının cinsel organın bu denli net detaylarla görüyordu. Kadın soyunmamıştı, sadece iç çamaşırını çıkarmıştı. Ve sandalyesini üçüncü adamın karşısına koyup, oturdu. Bacaklarını adamın omuzlarına dayadı. Kadın eline bir nesene aldı, çocuğun daha önce görmediği bir nsneydi bu.Kadın bacaklarını iyice açtıktan sonra, nesneyi vajinasının içine sokup çıkarmaya başladı. iki-üç dakika bu işleme devam ettikten sonra nsneyi adamın ağzına soktu. Adam yalamaya başlamıştı, kadın eliyele nesneyi iyice adamın ağzına sokmaya çalışıyor adam direniş gösterdiğinde ise, topuğuyla adamın suratına ve omuzlarına vuruyordu, kimi zaman da sivri topuğuyla adamın penisini eziyordu. Diğer kadın ise yaşananları izliyor ve eliyle vajinasını karıştırıyordu.Kadın ayağa kalkıp adamın ağzındaki nesneyi çıkardıktan sonra, başka birşey alıyor eline adamın ağzına yine deminki nesneye benzer birşey takıyor. Bu sefer ki adamın ağzında sabit bir şekilde bekliyor. Kadın aadamın ağzında duran şeyin üzerine oturup, düzelterek vajinasının içine alıyor. Bacaklarının altında bir canlının suratı olduğuna aldırmaksızın nesnenin üzerinde hızlı ve sert hamlelerle inip kalkmaya başlyor. Adam çaresiz bir şekilde acıdan inlemeye başlıyor. Kadın gitgide hızlanıyor. Diğer kadın bu manzara karşısında kahkaha atıyor, oturduğu yerden kalkıp adamlardan birinin zincirini çözüp, pozisyonun değiştiriyor. Adamı poposunun arkasına getirip tekrar zincirliyor,Sonra adama birşeyler söylüyor, adam bunun üzerine dilini çıkarıyor. Kadın adamın gözlerine bakarak, poposunu elleriyle aralıyıp adamın dilini poposunun içine alıyor. Önünde ise diğer adam duruyor, o da aynı vaziyette, dili dışarda bekliyorKadınelleriyle vajinasını açıp adamın dilini vajinasının içine alıyor. Aynı anda iki adam kadını yalamaya başlıyorlar. Çocuk izlediklerinden o denli etkilenmiş ki, adamlardan birisinin kndisi, deri kıyafetli olanın ise neriman olduğunu varsayıyor ve filmi izlemeye devam ediyor. Dha sonra gelen kadın inilti ve kahkahalar eşliğinde adamın ağzının üztündeki nesnenin üzerinde inip kalkmayı kesiyor, nesneyi tekrar adama yalatıyor. Sonra o da diğer kadın gibi adamın ağzına oturuyor. Adamın ağzı kadının vajinasının
içinde kaybolacak gibidir...
Bu esnada çocuk annesinin sesini duyar. Hemen kalkıp, panik içinde videyu kapatır. Kaseti başka bir yere saklamaya karar verir. Aksi takdiede amcasının bu kaseti geri götüreceğinden haberdardır. Kaseti izlemek için saklamaz. aklında çok daha ilginç bir fikir vardır. Kaseti bir şekilde Neriman'ın çantasına koymak. Neriman'a bu kaseti izletip daha sonra kasedi kendisinin oraya koyduğunu söylemek...
Arkadaşlar, bugünlük bu kadar, sabah oldu ve uykum var... yarın devam edeceğim.

chiarascuro rembardt
01-04-2007, 10:27
Arkadaşlar, hikayeyi gözden geçirdim ve fazlasıyla yazım hatasınınolduğunu fark ettim. edit butonu ile yeni baştan düzeltmeye çalıştım olmadı. Hepinizden özür diliyorum. birdahaki sefere yani hikayenin geri kalan kısmında daha dikkatli olacağım.:p :p :p

CarpetBaggeR
10-04-2007, 14:46
Saol arkadasım teşekkürler

chiarascuro rembardt
21-04-2007, 18:02
Sen de saol...

Fetisheuro.com