MistressJeanneDArc
18-12-2007, 03:48
Mermer gibi pürüzsüz bedeniyle duruyordu önümüzde…
Ben aralarına katılmadan evvel Sahibesi O’nun bedenindeki tüm tüyleri aldırmıştı …
O yıllarca hayal etmiş,biz günlerce kurgulamıştık bu geceyi…
Bir araya geldiğimiz ilk andan itibaren aklımızda hep bu vardı…
Sonunda zamanı gelmiş,O’nu değiştirip bir kadın yapıp,beraber dışarı çıkmamıza saatler kalmıştı..
Tırnaklarını yapıştırmış, ojelemiş ,törpülemiştik…
Dakikalarca uğraşıp makyajını tamamlamış ve O’nu porselen suratlı bir İngiliz kadına dönüştürmüştük…
Sonra O kendini bizim için değiştirmişti ustaca…
Özenle ve biz Tanrıçalarının desteği ile göğüslerini bedenine yerleştirirken nasılda milim milim hesaplamıştı her şeyi…
Çoraplarını,mini eteğini,sütyenini nasılda özenle seçmişti…
Ve kucağıma uzattığı bacaklarının incecik bilek bitimindeki ayakkabı tokasını kontrol ederken ben nasılda titriyordu yaprak gibi…
Kalemle belirginleştirip slikon ruj la doldurduğum dudakları nasıl davetkardı…
Sahibesinin fermuarını çekip pililerini düzeltmekte olduğu eteği nasıl kışkırtıcıydı…
Boğazlı siyah kazağının üzerine dökülen saçları ve odaya yayılan parfümü ne kadar kadınsıydı…
Hem yarattığı bu şahesere kıyamıyor ve bir an evvel O’nunla sokaklara çıkmak, hem de olduğu yerde,bekleyemeden hemen oracıkta,ayaktayken içine girip sıcaklığını ve iniltilerini duymak istiyordu insan…
Sonunda O’nu insanlarla paylaşmak yolunda duyduğumuz arzu herşeyden baskın çıktı ve O mutlak bir tecavüzden birkaç saat için bile olsa kurtulmuş oldu…
Tango…
Şimdi bu gayet kalabalık ve adresi gayet belli restaurant da yemek yerken ve işin büyüsü bozulmasın diye sinsice kaçamak bakışlarla süzerken O’nu ,içerde akıp giden gümbür gümbür müziği yok kılan ateşli Arjantin tangoları çınlıyor kulaklarımda…
Kıpkırmızı ojeli,manikürlü ince uzun parmaklı elini tutup gözlerimle davet etmek,incecik belini parmaklarım hafifçe kalça çıkıntısına denk gelecek şekilde kavrayarak,uzun güzel bacakları bacaklarıma dolanarak, eşsiz naiflikteki bedenini bedenimde bir hissedip bir kaybederek, titreyerek boşalana kadar dansetmek istiyorum O’nun la…
Nasıl güzel,nasıl masum,nasıl vamp,nasıl güçlü,nasıl kırılgan,nasıl çılgın ve nasıl güvenli görünüyor farkında mı acaba?
Peki ya Sahibesi ve ben???
Biz her şeye doymuş ve artık hiçbir şeye çok şaşırmayan iki Sahibe bundan birkaç saat evvel O’nu giydirip makyajını yaparken , parfümler sıkıp takılarımızı O’nunla paylaşırken ,bir erkekten (hem de oldukça erkek bir erkekten) bu muazzam güzellikteki kadını yaratacağımızı düşünmüş müydük?
Ama şimdi buradaydı işte.
Tam karşımıza oturmuş sakince yemeğini yiyordu.
Burada , şehrin göbeğindeki bu yerde üç kadın oturmuş keyifle yemeklerimizi yiyorduk…
Aramızda en çekici olan O’ydu… Garsonlar etrafında fıldır fıldır dönüyordu… Standart kadın bacağından daha uzun bacaklarına,ölçülü dekoltesine,kelebek kanadı gibi hareket eden ellerine bakıyorlardı…
Bişey istesin,ağzından bi kelime çıksın diye bekliyorlardı…
Ve O … O tüm serinliği ile (ama aslında utanarak ve panik halinde) maskesini asla düşürmüyor,belki de yıllardır üzerinde titizce çalıştığı bu hayalin her anının tadını çıkartıyordu…
Uzun ve keyifli bi yemek oldu… Acelesiz,saklambaçsız,utançsız,keyifli bir yemek…
Her an O’nu kollayıp,her an O’nun tarafından kollandığımızı bilerek huzurla zaman geçirdik…
İçimizde gizli bir örgütün,en gizli en önemli görevlerinden birini yerine getiren anarşistlerin coşkusu ve “bunu da yaptık sonunda” duygusunun sessiz zafer çığlıkları ile döndük arabamıza…
Biz kapıdan çıkıp bahçeyi geçene ve artık kör noktada olana dek arkamıza takılı kalan pek çok göz vardı…
************
Kendi adıma;
Çok kadınla beraber oldum ben… Türlü çeşitli kadınla … Köle yada değil pek çok kadınla uyandım sabahları…
O “kadın”ların çok çok azı beni O’nun kadar etkiledi…
O’na ayırdığım tek bir saniye için dahi pişman değilim…
Aradığım şey e O’nun kadar yaklaşan başka kimseyi tanımadım,görmedim…
Bu yazı bir hikaye değil benim kendi gerçeğim…
Bu yazı benim için “kıymetlim” , “gözdem”, “gözbebeğim”…
Bu yazı benim...
Ben aralarına katılmadan evvel Sahibesi O’nun bedenindeki tüm tüyleri aldırmıştı …
O yıllarca hayal etmiş,biz günlerce kurgulamıştık bu geceyi…
Bir araya geldiğimiz ilk andan itibaren aklımızda hep bu vardı…
Sonunda zamanı gelmiş,O’nu değiştirip bir kadın yapıp,beraber dışarı çıkmamıza saatler kalmıştı..
Tırnaklarını yapıştırmış, ojelemiş ,törpülemiştik…
Dakikalarca uğraşıp makyajını tamamlamış ve O’nu porselen suratlı bir İngiliz kadına dönüştürmüştük…
Sonra O kendini bizim için değiştirmişti ustaca…
Özenle ve biz Tanrıçalarının desteği ile göğüslerini bedenine yerleştirirken nasılda milim milim hesaplamıştı her şeyi…
Çoraplarını,mini eteğini,sütyenini nasılda özenle seçmişti…
Ve kucağıma uzattığı bacaklarının incecik bilek bitimindeki ayakkabı tokasını kontrol ederken ben nasılda titriyordu yaprak gibi…
Kalemle belirginleştirip slikon ruj la doldurduğum dudakları nasıl davetkardı…
Sahibesinin fermuarını çekip pililerini düzeltmekte olduğu eteği nasıl kışkırtıcıydı…
Boğazlı siyah kazağının üzerine dökülen saçları ve odaya yayılan parfümü ne kadar kadınsıydı…
Hem yarattığı bu şahesere kıyamıyor ve bir an evvel O’nunla sokaklara çıkmak, hem de olduğu yerde,bekleyemeden hemen oracıkta,ayaktayken içine girip sıcaklığını ve iniltilerini duymak istiyordu insan…
Sonunda O’nu insanlarla paylaşmak yolunda duyduğumuz arzu herşeyden baskın çıktı ve O mutlak bir tecavüzden birkaç saat için bile olsa kurtulmuş oldu…
Tango…
Şimdi bu gayet kalabalık ve adresi gayet belli restaurant da yemek yerken ve işin büyüsü bozulmasın diye sinsice kaçamak bakışlarla süzerken O’nu ,içerde akıp giden gümbür gümbür müziği yok kılan ateşli Arjantin tangoları çınlıyor kulaklarımda…
Kıpkırmızı ojeli,manikürlü ince uzun parmaklı elini tutup gözlerimle davet etmek,incecik belini parmaklarım hafifçe kalça çıkıntısına denk gelecek şekilde kavrayarak,uzun güzel bacakları bacaklarıma dolanarak, eşsiz naiflikteki bedenini bedenimde bir hissedip bir kaybederek, titreyerek boşalana kadar dansetmek istiyorum O’nun la…
Nasıl güzel,nasıl masum,nasıl vamp,nasıl güçlü,nasıl kırılgan,nasıl çılgın ve nasıl güvenli görünüyor farkında mı acaba?
Peki ya Sahibesi ve ben???
Biz her şeye doymuş ve artık hiçbir şeye çok şaşırmayan iki Sahibe bundan birkaç saat evvel O’nu giydirip makyajını yaparken , parfümler sıkıp takılarımızı O’nunla paylaşırken ,bir erkekten (hem de oldukça erkek bir erkekten) bu muazzam güzellikteki kadını yaratacağımızı düşünmüş müydük?
Ama şimdi buradaydı işte.
Tam karşımıza oturmuş sakince yemeğini yiyordu.
Burada , şehrin göbeğindeki bu yerde üç kadın oturmuş keyifle yemeklerimizi yiyorduk…
Aramızda en çekici olan O’ydu… Garsonlar etrafında fıldır fıldır dönüyordu… Standart kadın bacağından daha uzun bacaklarına,ölçülü dekoltesine,kelebek kanadı gibi hareket eden ellerine bakıyorlardı…
Bişey istesin,ağzından bi kelime çıksın diye bekliyorlardı…
Ve O … O tüm serinliği ile (ama aslında utanarak ve panik halinde) maskesini asla düşürmüyor,belki de yıllardır üzerinde titizce çalıştığı bu hayalin her anının tadını çıkartıyordu…
Uzun ve keyifli bi yemek oldu… Acelesiz,saklambaçsız,utançsız,keyifli bir yemek…
Her an O’nu kollayıp,her an O’nun tarafından kollandığımızı bilerek huzurla zaman geçirdik…
İçimizde gizli bir örgütün,en gizli en önemli görevlerinden birini yerine getiren anarşistlerin coşkusu ve “bunu da yaptık sonunda” duygusunun sessiz zafer çığlıkları ile döndük arabamıza…
Biz kapıdan çıkıp bahçeyi geçene ve artık kör noktada olana dek arkamıza takılı kalan pek çok göz vardı…
************
Kendi adıma;
Çok kadınla beraber oldum ben… Türlü çeşitli kadınla … Köle yada değil pek çok kadınla uyandım sabahları…
O “kadın”ların çok çok azı beni O’nun kadar etkiledi…
O’na ayırdığım tek bir saniye için dahi pişman değilim…
Aradığım şey e O’nun kadar yaklaşan başka kimseyi tanımadım,görmedim…
Bu yazı bir hikaye değil benim kendi gerçeğim…
Bu yazı benim için “kıymetlim” , “gözdem”, “gözbebeğim”…
Bu yazı benim...