slaveilker
15-03-2010, 00:00
SAHİBE EŞİMLE TANIŞMAM..
Eşimle internette tanışmıştık. Benim fetishe ilgim bir anda oldu. İnternette erotik filmler izlerken rastgele Russian Mistress sitesine girmiştim. Ve o girişle birlikte hayatım değişti. Artık fetish eğilimli bir insan olmuştum. O güne kadar kadınlara ilgim normal insanlardan farksızdı. Ama şuan ki düşüncem onların dünyanın en değerli varlıkları oldukları yönünde değişti. Fetishe merakım artınca facebook'ta slaveilker diye bir hesap açtım. Bayağı bir sahibe/mistress ekledim. Ama çoğu bu zevki hayat felsefesi olarak değilde iş için yapıyorlardı. Bazılarıyla konuştum. Hem msnden hemde telefonla. Konuştuklarım ya seni diğerlerinden ayırmam için ilk olarak kontör yolla dedi yada paralı seans verdiğini söyledi. Onun adı da seans değil aslında başka birşey neyse (siz anladınız nasılsa). Hemde diğerine göre dahada kötü. Çünkü bildiğimiz paralı ilişki de en azından seks yapıyorsun. Ama seans dedikleri şeyde seks yok. Sadece (tabiki isteğe göre, zorla kesinlikle değil) dayak yemek, evi temizlemek, ayak yıkamak, öpmek, o pis suyu içmek vb. ve para vermek te cabası. Sakın yanlış anlamayın o saydıklarımı ben şuan eşime karşı zaten yapıyorum ama o hak ettiği için. Enayi gibi gerçekten sahibe olmayan, yani hak etmiyen birisine hemde para vererek değil. Bende doğal olarak o insanlara paramı kaptırmadım. Aslında ben tam köle gibi değilim haralde. Çünkü herkese köle olmak istemiyordum. Sevdiğim, hoşlandığım yada beğendiğim bir bayanın (sahibenin) kölesi olmak istiyordum. Hatta evleniceğim kadının da sahibe olmasını istiyorumdum. Ve acıya da fazla dayanamam. Eşim de benim facebooktaki profilime bakıp bu düşüncemi görünce işte aradığım köle bu demiş. Neyse daha önce eklediğim Sahibe Arzu adında biri bana mesaj atmış: sen nebiçim kölesin, sahibe mi seçiyorsun diye. Bende cevap yolladım. Daha sonra mesajlaşmalar sürdü. Msn adresimi istedi. Bir hafta sonra felan msnden sıkça konuşmaya başladık. Eğilimlerimi sordu. Ben fetishdeki köle gibi olmadığımı daha çok normal insanlar gibi cinsel ilişkiden zevk aldığımı yani tükürük yutmak, ayak yıkamak/öpmek, ev temizlemek, dayak yemek, strapon vb. şeylerden zevk almadığımı ama sahibem isterse sırf onu mutlu edebilmek için acı veren şeyler hariç (isterse dayak olabilir tabiki) tüm uygulamaları yapabileceğimi daha çok ise sahibemin benden üstün oluşundan bana sahip olmasından onun malıymış gibi yaşamaktan ve onun mutlu olmasından zevk aldığımı söyledim. Kameramı açmamı istedi. Bir iki hafta kadar da öyle konuştuk. Daha sonra kendiside kamerasını açmaya başladı. O zaman heyecandan konuşamamaya başlamıştım ama sonra alıştım. Git gide bir birimize ısınmıştık. Hatta msnden daha çok konuşmakla birlikte kölelik bile yapıyordum bazen. Bir ara buluşalım mı dedi ve benim kalbim o an yerinden çıkıcakmış gibi oldu. Tabiki evet dedim ve ilk olarak taksim de bir cafe de buluştuk. Yaklaşık bir sene buluştuk, konuştuk ve evlenmeye karar verdik. Bu bir senede bazen evine gidip hizmet ettiğim oluyordu ama genelde birbirimizi daha iyi tanımak için normal arkadaşmışız gibi konuşuyorduk. Yani tam bir köle sahibe olayı yoktu. Benim ailem biraz müspet yapıda. ****************i ailemle tanıştırmak için çağırdım. O da ailemin muhafazakar olduğunu bile bile mini bir etekle gelmişti bize. Normal bir **************** olsa kesinlikle öyle gelmemesi için onu ikna ederdim. Ama Arzu benim hem **************** hemde sahibemdi. Yani o ne isterse yapabilirdi. Zaten bunları o buluşmalarımızda konuşmuştuk. Arzu: genelde benim dediklerim olucak, bazen senin dediklerine uyabilirim diyordu.Bize gelirken bana uyucağını beklemiştim. Ama sahibem uymadı. Tabiki ailem evlenmemize karşı çıkmıştı. O gün kısa süre sonra Arzuyla beraber evden çıktık. Bir yere gidip konuştuk. Bana ya ben ya onlar dedi. Bende seni seçiyorum dedim. Şuan evliliğimizin üzerinden iki sene geçti. Hala ailemle çok özlememe rağmen konuşmuyorum. Çünkü eşim yasakladı. Arzunun da aile olarak bir tek annesi var. Babası vefat etmiş. Akrabalarından da kimseyle görüşmüyor. İş olarak ben denizciyim. O ise bir üniversitede güzel sanatlar öğretmeni. Daha önce de dediğim gibi ailem muhafazakar ben de biraz öyle büyüdüğüm için hiç ilişkiye girmemiştim. Eşimle evleneli iki sene geçti ama hala milli olamadım. Çünkü eşim yani sahibem onunla ilişkiye girersem ona olan saygımın azalıcağını ve onu tanrıça gibi göremiyeceğimi söylemişti. Bende ona hak verdim. Başkasıyla da cinsel ilişkiye girdiğimi duyar yada görürse boşanıcağımızı ve beni azat ediceğini söylemişti. Bende onu çok sevdiğimden bu kararına harfiyen uyuyorum. 24 yaşındayım ama hala elizabet takılıyorum anlıyacağınız. Heralde ölene kadarda bir kadınla ilişkiye giremiyeceğim.
YAŞADIĞIMIZ OLAYLAR/HİKAYELER 1
Eşim evlendikten bir ay sonra canının ilişkiye girmek istediğini söyledi. Ben de çok sevinmiştim ve tamam girelim dedim. O ise daha önceden konuştuğumuz şeyi hatırlattı ve ona saygımın azalmaması için benle ilişkiye giremiyeceğini başkasıyla bu isteğini gidermek istediğini söyledi. Ben ise bunu kabul edemiyeceğimi söyler söylemez sert bir tokat yapıştırdırdı. Ben yine de aynı fikirde olunca daha önce hiç yapmadığı bir cezayı verdi. Cezaya gelicem ama daha önce şunu söyliyeyim. Eşim Arzu daha önce en ağır ceza olarak acıyı sevmediğim için idrarını suratıma yapıyordu. Çünkü biliyordu ki bu ceza en sevmediğim cezaydı. Cezaya gelirsek eşim fikrimi değiştirmemi yoksa bu sefer sidiğini içireceğini söylüyordu. Ben yine kararımı değiştirmeyince beni yere yatırdı. Ağzımı açmamı söyledi. Ben direnicektim ama yapmazsan boşanırız diyerek tehdit etti. Ben de onu canımdan çok sevdiğim için kabul ettim ve tüm idrarını zorlada olsa içtim. Temizlen gel dedi. Bir saat sonra odaya gittim ve konuşmaya başladık. Benim fikrim değişmemişti. O ise; hani beni çok seviyordun benim bu dünyada istediğim gibi yaşıyacağımı söylüyordun dedi. Bende tamam ama bu kadarını da beklemiyordum dedim ama o damardan konuşmaya devam edince daha önce ki konuşmalarımızı hatırladım ve başkasıyla ilişkiye girmesini kabul ettim. Hafta sonu olduğunda okuldan öretmen arkadaşını evimize çağırmıştı. Beni yatağımızın karşısına bağladı. Yatağımız derken o hep yatakta yatarken ben yanında ama yerde yatıyordum. Daha sonra ilişkiye girmeye başladılar. Eşimi o an gerçekten daha çok arzulamıştım. Ve ona gerçekten hak verdim. Çünkü ona saygım gitgide arttı ve iyi ki onun kölesi olduğumu ve ona hizmet etmenin bir şeref olduğunu anladım. İlişkleri bitince eşim adamın üzerine akıttığı menileri yutmam için beni çözdü. Ben bayağı bir dayandım ama onun dediğini yapmam gerektiği için yuttum. Adam gittiğinde ************ bana teşekkür edeceğini düşünürken arkadaşının yanında ona itiraz ettiğim için akşama kadar benimle konuşmayacağını söyledi. Beni affetmesi için akşama kadar ona müthiş hizmetler yaptım. Gece yatmak üzere yatak odasına gittiğimizde beni affetmişti ve dudaklarımdan öperek iyiki varsın dedi. Benimle evli olduğu için şanslı olduğunu ve yaşamaktan ta çok zevk aldığını söyledi. Bir günlük yanında öylesine yatma teklifimi ise aramızdaki değer farkından dolayı kabul etmedi. Ben yinede o gece onu mutlu ettiğim için çok mutlu bir şekilde uyudum. Bu olayın en fazla senede bir defa sürüceğini düşünüyordum ki yanılmışım. Eşim bir ayda bir bunu tekrarlıyordu nerdeyse. Öğretmen olduğu için bazen üniversitedeki öğrencilerle bazen dışardan arkadaşlarıyla eve geliyordu. Artık ilişkiye girerken adamların şeylerini içine almaya başlamıştı. Ben ise ilk olduğunda yapmaması için yalvarmıştım hatta ağlamıştım ama o tabi ki yine bildiğini yaptı ve beni yanına çağırarak içindekini ağzıma boşalttı ve yutturdu. Daha sonra benim zevkine engel olduğumu ve ceza olarak bir dahaki hafta bisexual arkadaşının benide yapıcağını söyledi. Bu sefer inanılmaz sinirlenmiştim. Lütfen dedim yalvardım. O ise kollarımı ve ayaklarımı bağladı. Üzerime çıktı ilk olarak yine nefret ettiğim şeyi yaptı, idrarını içirdi. Daha sonra fikrimi değiştirip değiştirmeyeceğimi sordu. Yine hayır deyince ilk defa olarak yüzüme doğru sıçmaya başladı. Ben ise avazım çıktığınca bağırıyordum ki ağzıma biraz gelince susmak zorunda kaldım. Bir saat o şekilde bağlı kalıcağımı ve yine gelip fikrimi sorucağını söyledi. Tekrar geldiğinde fikrimin değişmediğini anlayınca çıldırdı. Ben sana yapıcağımı biliyorum dedi. Ellerim çözdü. Yıkanıp gelmemi söyledi. Yıkanıp dört ayak üstünde yanına gittim. Yemeğin hazır dedi ve masayı gösterdi. Bardakta çişi vardı belliydi. Tabağa baktığımda ise bokunu gördüm ve başıma gelecekleri anladım. Onların hepsini bitirmemi yoksa boşanıcağımızı söyledi. Ben ayaklarına kapandım, öptüm, yalvardım ama kabul etmedi. Bende tamam dedim arkadaşın beni becerebilir. Yeterki bunları bana yedirme ve boşanma. Aslında sinirlendiği için onları bana yedirirdi ama beni sevdiği için 'tamam dedi yeme ama beni arkadaşımın yanında rezil etme' bende mecburen kabul ettim ve hafta sonu olduğunda arkadaşı hem beni hem de Arzuyu becerdi. Şuan hayatımız devam ediyor. Arzu ve ben çok mutluyuz. İlişkimiz hep böle gitmiyor tabiki. Dışarı çıkıp eğleniyoruz, aynı masada yemek yiyoruz (evde ben ayağının yanında ve yerde yiyorum), sinemaya gidiyoruz felan. O dünyada hiç bir engel olmadan yani aile baskısı, eş baskısı vb. olmadığı için ve istediği gibi yaşadığı için çok mutlu. Ben ise onu mutlu edebildiğim için ve onun gibi güzel bir kadının kölesi olduğum için çok ama çok mutluyum.
YAŞADIĞIMIZ OLAYLAR/HİKAYELER 2
Bir ara ************ annesi bize gelmişti. Normalde Çanakkalede oturuyor. Ama bazen tatil için İstanbula geliyor. O benim köle olduğumu evlendikten bir sene sonra öğrendi. Eşim söylemiş. Eşimle ikimizde çalışıyoruz. Akşam eve geldiğimizde işleri ben yapıyorum. Yemekten fazla anlamadığım için o yapıyor bende onun yanında ne istiyorsa doğruyor, yıkıyordum. Yemekten sonra sofrayı felan ben topluyor ve bulaşıkları yıkayıp meyvelerini götürüyordum. Aslında sıkılmıştım ama eşim için katlanıyordum. Çünkü benim amacım onun bu dünyada çok ama çok mutlu olması ve bir kere geldiğimiz şu dünyada istediği gibi yaşamasıydı. Evlendikten sonra her istediğini yapamayan kadınlardan olmasını istemiyordum. Bana gelince onun mutlu olması beni de (yorucu olmasına rağmen) çok mutlu ediyordu. Ve onu çok ama çok sevdiğim için benden boşanmasından korkuyordum. Neyse kayınvalidem birgün bu çocuğa çok yükleniyorsun dedi. Eşim ise annesine susmasını ve bana çok yüz verdiğini söylüyordu. Daha sonraları annesi de bu duruma alıştı ve oda bana eşim gibi davranmaya başladı. Bazen kaynanamın ayaklarını yıkıyor, masaj yapıyor ve onu yıkıyordum. Yaptıklarım bunlarla sınırlıydı ama yinede davranışları çok ağırlaşmıştı. Yani evdeki hizmetim iki katına çıkmıştı. Eşim ise bu durumlarda gülüyordu. Ve annemizin yanında bazen tokat atıyor, tükürüyor ve straponla beni beceriyordu. Kayınvalidemde sinema izler gibi bizi izliyor ve gülüyordu. Daha sonra kayınvalidem hersene iki hafta gelmek üzere Çanakkaleye döndü.
Eşimle internette tanışmıştık. Benim fetishe ilgim bir anda oldu. İnternette erotik filmler izlerken rastgele Russian Mistress sitesine girmiştim. Ve o girişle birlikte hayatım değişti. Artık fetish eğilimli bir insan olmuştum. O güne kadar kadınlara ilgim normal insanlardan farksızdı. Ama şuan ki düşüncem onların dünyanın en değerli varlıkları oldukları yönünde değişti. Fetishe merakım artınca facebook'ta slaveilker diye bir hesap açtım. Bayağı bir sahibe/mistress ekledim. Ama çoğu bu zevki hayat felsefesi olarak değilde iş için yapıyorlardı. Bazılarıyla konuştum. Hem msnden hemde telefonla. Konuştuklarım ya seni diğerlerinden ayırmam için ilk olarak kontör yolla dedi yada paralı seans verdiğini söyledi. Onun adı da seans değil aslında başka birşey neyse (siz anladınız nasılsa). Hemde diğerine göre dahada kötü. Çünkü bildiğimiz paralı ilişki de en azından seks yapıyorsun. Ama seans dedikleri şeyde seks yok. Sadece (tabiki isteğe göre, zorla kesinlikle değil) dayak yemek, evi temizlemek, ayak yıkamak, öpmek, o pis suyu içmek vb. ve para vermek te cabası. Sakın yanlış anlamayın o saydıklarımı ben şuan eşime karşı zaten yapıyorum ama o hak ettiği için. Enayi gibi gerçekten sahibe olmayan, yani hak etmiyen birisine hemde para vererek değil. Bende doğal olarak o insanlara paramı kaptırmadım. Aslında ben tam köle gibi değilim haralde. Çünkü herkese köle olmak istemiyordum. Sevdiğim, hoşlandığım yada beğendiğim bir bayanın (sahibenin) kölesi olmak istiyordum. Hatta evleniceğim kadının da sahibe olmasını istiyorumdum. Ve acıya da fazla dayanamam. Eşim de benim facebooktaki profilime bakıp bu düşüncemi görünce işte aradığım köle bu demiş. Neyse daha önce eklediğim Sahibe Arzu adında biri bana mesaj atmış: sen nebiçim kölesin, sahibe mi seçiyorsun diye. Bende cevap yolladım. Daha sonra mesajlaşmalar sürdü. Msn adresimi istedi. Bir hafta sonra felan msnden sıkça konuşmaya başladık. Eğilimlerimi sordu. Ben fetishdeki köle gibi olmadığımı daha çok normal insanlar gibi cinsel ilişkiden zevk aldığımı yani tükürük yutmak, ayak yıkamak/öpmek, ev temizlemek, dayak yemek, strapon vb. şeylerden zevk almadığımı ama sahibem isterse sırf onu mutlu edebilmek için acı veren şeyler hariç (isterse dayak olabilir tabiki) tüm uygulamaları yapabileceğimi daha çok ise sahibemin benden üstün oluşundan bana sahip olmasından onun malıymış gibi yaşamaktan ve onun mutlu olmasından zevk aldığımı söyledim. Kameramı açmamı istedi. Bir iki hafta kadar da öyle konuştuk. Daha sonra kendiside kamerasını açmaya başladı. O zaman heyecandan konuşamamaya başlamıştım ama sonra alıştım. Git gide bir birimize ısınmıştık. Hatta msnden daha çok konuşmakla birlikte kölelik bile yapıyordum bazen. Bir ara buluşalım mı dedi ve benim kalbim o an yerinden çıkıcakmış gibi oldu. Tabiki evet dedim ve ilk olarak taksim de bir cafe de buluştuk. Yaklaşık bir sene buluştuk, konuştuk ve evlenmeye karar verdik. Bu bir senede bazen evine gidip hizmet ettiğim oluyordu ama genelde birbirimizi daha iyi tanımak için normal arkadaşmışız gibi konuşuyorduk. Yani tam bir köle sahibe olayı yoktu. Benim ailem biraz müspet yapıda. ****************i ailemle tanıştırmak için çağırdım. O da ailemin muhafazakar olduğunu bile bile mini bir etekle gelmişti bize. Normal bir **************** olsa kesinlikle öyle gelmemesi için onu ikna ederdim. Ama Arzu benim hem **************** hemde sahibemdi. Yani o ne isterse yapabilirdi. Zaten bunları o buluşmalarımızda konuşmuştuk. Arzu: genelde benim dediklerim olucak, bazen senin dediklerine uyabilirim diyordu.Bize gelirken bana uyucağını beklemiştim. Ama sahibem uymadı. Tabiki ailem evlenmemize karşı çıkmıştı. O gün kısa süre sonra Arzuyla beraber evden çıktık. Bir yere gidip konuştuk. Bana ya ben ya onlar dedi. Bende seni seçiyorum dedim. Şuan evliliğimizin üzerinden iki sene geçti. Hala ailemle çok özlememe rağmen konuşmuyorum. Çünkü eşim yasakladı. Arzunun da aile olarak bir tek annesi var. Babası vefat etmiş. Akrabalarından da kimseyle görüşmüyor. İş olarak ben denizciyim. O ise bir üniversitede güzel sanatlar öğretmeni. Daha önce de dediğim gibi ailem muhafazakar ben de biraz öyle büyüdüğüm için hiç ilişkiye girmemiştim. Eşimle evleneli iki sene geçti ama hala milli olamadım. Çünkü eşim yani sahibem onunla ilişkiye girersem ona olan saygımın azalıcağını ve onu tanrıça gibi göremiyeceğimi söylemişti. Bende ona hak verdim. Başkasıyla da cinsel ilişkiye girdiğimi duyar yada görürse boşanıcağımızı ve beni azat ediceğini söylemişti. Bende onu çok sevdiğimden bu kararına harfiyen uyuyorum. 24 yaşındayım ama hala elizabet takılıyorum anlıyacağınız. Heralde ölene kadarda bir kadınla ilişkiye giremiyeceğim.
YAŞADIĞIMIZ OLAYLAR/HİKAYELER 1
Eşim evlendikten bir ay sonra canının ilişkiye girmek istediğini söyledi. Ben de çok sevinmiştim ve tamam girelim dedim. O ise daha önceden konuştuğumuz şeyi hatırlattı ve ona saygımın azalmaması için benle ilişkiye giremiyeceğini başkasıyla bu isteğini gidermek istediğini söyledi. Ben ise bunu kabul edemiyeceğimi söyler söylemez sert bir tokat yapıştırdırdı. Ben yine de aynı fikirde olunca daha önce hiç yapmadığı bir cezayı verdi. Cezaya gelicem ama daha önce şunu söyliyeyim. Eşim Arzu daha önce en ağır ceza olarak acıyı sevmediğim için idrarını suratıma yapıyordu. Çünkü biliyordu ki bu ceza en sevmediğim cezaydı. Cezaya gelirsek eşim fikrimi değiştirmemi yoksa bu sefer sidiğini içireceğini söylüyordu. Ben yine kararımı değiştirmeyince beni yere yatırdı. Ağzımı açmamı söyledi. Ben direnicektim ama yapmazsan boşanırız diyerek tehdit etti. Ben de onu canımdan çok sevdiğim için kabul ettim ve tüm idrarını zorlada olsa içtim. Temizlen gel dedi. Bir saat sonra odaya gittim ve konuşmaya başladık. Benim fikrim değişmemişti. O ise; hani beni çok seviyordun benim bu dünyada istediğim gibi yaşıyacağımı söylüyordun dedi. Bende tamam ama bu kadarını da beklemiyordum dedim ama o damardan konuşmaya devam edince daha önce ki konuşmalarımızı hatırladım ve başkasıyla ilişkiye girmesini kabul ettim. Hafta sonu olduğunda okuldan öretmen arkadaşını evimize çağırmıştı. Beni yatağımızın karşısına bağladı. Yatağımız derken o hep yatakta yatarken ben yanında ama yerde yatıyordum. Daha sonra ilişkiye girmeye başladılar. Eşimi o an gerçekten daha çok arzulamıştım. Ve ona gerçekten hak verdim. Çünkü ona saygım gitgide arttı ve iyi ki onun kölesi olduğumu ve ona hizmet etmenin bir şeref olduğunu anladım. İlişkleri bitince eşim adamın üzerine akıttığı menileri yutmam için beni çözdü. Ben bayağı bir dayandım ama onun dediğini yapmam gerektiği için yuttum. Adam gittiğinde ************ bana teşekkür edeceğini düşünürken arkadaşının yanında ona itiraz ettiğim için akşama kadar benimle konuşmayacağını söyledi. Beni affetmesi için akşama kadar ona müthiş hizmetler yaptım. Gece yatmak üzere yatak odasına gittiğimizde beni affetmişti ve dudaklarımdan öperek iyiki varsın dedi. Benimle evli olduğu için şanslı olduğunu ve yaşamaktan ta çok zevk aldığını söyledi. Bir günlük yanında öylesine yatma teklifimi ise aramızdaki değer farkından dolayı kabul etmedi. Ben yinede o gece onu mutlu ettiğim için çok mutlu bir şekilde uyudum. Bu olayın en fazla senede bir defa sürüceğini düşünüyordum ki yanılmışım. Eşim bir ayda bir bunu tekrarlıyordu nerdeyse. Öğretmen olduğu için bazen üniversitedeki öğrencilerle bazen dışardan arkadaşlarıyla eve geliyordu. Artık ilişkiye girerken adamların şeylerini içine almaya başlamıştı. Ben ise ilk olduğunda yapmaması için yalvarmıştım hatta ağlamıştım ama o tabi ki yine bildiğini yaptı ve beni yanına çağırarak içindekini ağzıma boşalttı ve yutturdu. Daha sonra benim zevkine engel olduğumu ve ceza olarak bir dahaki hafta bisexual arkadaşının benide yapıcağını söyledi. Bu sefer inanılmaz sinirlenmiştim. Lütfen dedim yalvardım. O ise kollarımı ve ayaklarımı bağladı. Üzerime çıktı ilk olarak yine nefret ettiğim şeyi yaptı, idrarını içirdi. Daha sonra fikrimi değiştirip değiştirmeyeceğimi sordu. Yine hayır deyince ilk defa olarak yüzüme doğru sıçmaya başladı. Ben ise avazım çıktığınca bağırıyordum ki ağzıma biraz gelince susmak zorunda kaldım. Bir saat o şekilde bağlı kalıcağımı ve yine gelip fikrimi sorucağını söyledi. Tekrar geldiğinde fikrimin değişmediğini anlayınca çıldırdı. Ben sana yapıcağımı biliyorum dedi. Ellerim çözdü. Yıkanıp gelmemi söyledi. Yıkanıp dört ayak üstünde yanına gittim. Yemeğin hazır dedi ve masayı gösterdi. Bardakta çişi vardı belliydi. Tabağa baktığımda ise bokunu gördüm ve başıma gelecekleri anladım. Onların hepsini bitirmemi yoksa boşanıcağımızı söyledi. Ben ayaklarına kapandım, öptüm, yalvardım ama kabul etmedi. Bende tamam dedim arkadaşın beni becerebilir. Yeterki bunları bana yedirme ve boşanma. Aslında sinirlendiği için onları bana yedirirdi ama beni sevdiği için 'tamam dedi yeme ama beni arkadaşımın yanında rezil etme' bende mecburen kabul ettim ve hafta sonu olduğunda arkadaşı hem beni hem de Arzuyu becerdi. Şuan hayatımız devam ediyor. Arzu ve ben çok mutluyuz. İlişkimiz hep böle gitmiyor tabiki. Dışarı çıkıp eğleniyoruz, aynı masada yemek yiyoruz (evde ben ayağının yanında ve yerde yiyorum), sinemaya gidiyoruz felan. O dünyada hiç bir engel olmadan yani aile baskısı, eş baskısı vb. olmadığı için ve istediği gibi yaşadığı için çok mutlu. Ben ise onu mutlu edebildiğim için ve onun gibi güzel bir kadının kölesi olduğum için çok ama çok mutluyum.
YAŞADIĞIMIZ OLAYLAR/HİKAYELER 2
Bir ara ************ annesi bize gelmişti. Normalde Çanakkalede oturuyor. Ama bazen tatil için İstanbula geliyor. O benim köle olduğumu evlendikten bir sene sonra öğrendi. Eşim söylemiş. Eşimle ikimizde çalışıyoruz. Akşam eve geldiğimizde işleri ben yapıyorum. Yemekten fazla anlamadığım için o yapıyor bende onun yanında ne istiyorsa doğruyor, yıkıyordum. Yemekten sonra sofrayı felan ben topluyor ve bulaşıkları yıkayıp meyvelerini götürüyordum. Aslında sıkılmıştım ama eşim için katlanıyordum. Çünkü benim amacım onun bu dünyada çok ama çok mutlu olması ve bir kere geldiğimiz şu dünyada istediği gibi yaşamasıydı. Evlendikten sonra her istediğini yapamayan kadınlardan olmasını istemiyordum. Bana gelince onun mutlu olması beni de (yorucu olmasına rağmen) çok mutlu ediyordu. Ve onu çok ama çok sevdiğim için benden boşanmasından korkuyordum. Neyse kayınvalidem birgün bu çocuğa çok yükleniyorsun dedi. Eşim ise annesine susmasını ve bana çok yüz verdiğini söylüyordu. Daha sonraları annesi de bu duruma alıştı ve oda bana eşim gibi davranmaya başladı. Bazen kaynanamın ayaklarını yıkıyor, masaj yapıyor ve onu yıkıyordum. Yaptıklarım bunlarla sınırlıydı ama yinede davranışları çok ağırlaşmıştı. Yani evdeki hizmetim iki katına çıkmıştı. Eşim ise bu durumlarda gülüyordu. Ve annemizin yanında bazen tokat atıyor, tükürüyor ve straponla beni beceriyordu. Kayınvalidemde sinema izler gibi bizi izliyor ve gülüyordu. Daha sonra kayınvalidem hersene iki hafta gelmek üzere Çanakkaleye döndü.